Editörün Gözünden
Bingöl Yollarında Renkli Bir Dönem: Öz Has Bingöl ve Çağdaş Grup Yatırımları
2005 yılında yollara çıkan ve 2019 yılında gerçekleştirdiği köklü değişimle "Öz Has Bingöl" ismini alarak yeni bir dönemi başlatan firma, bugünlerde Türk ulaşım tarihinin en renkli ve dikkat çekici yatırım hikayelerinden birine imza atıyor. Bu büyük dönüşümün mimarı, Çağdaş Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve aynı zamanda Öz Has Bingöl Yönetim Kurulu Üyesi olan Garip Çağdaş, sektördeki geleneksel kalıpları yıkarak 2024 yılına damga vuracak bir vizyonu hayata geçirdi. Toplamda 30 adetlik dev bir filoyu kapsayan bu yatırım, sadece bir araç alımı değil, aynı zamanda yollara estetik ve canlılık katan bir sanat projesi gibi tasarlandı.

Garip Çağdaş’ın liderliğinde yürütülen bu proje kapsamında, Mercedes-Benz’in teknoloji harikası Travego 16 SHD modelleri, alışılmış beyaz rengin dışına çıkarak adeta bir gökkuşağı gibi yollara dağıldı. Sitemizin değerli üyelerinden Yasin Topaloğlu’nun objektifine yansıyan o muazzam açık yeşil Travego, bu rengarenk filonun en özel ve taze halkalarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Fotoğraf karesine düşen bu asil duruş, aslında Öz Has Bingöl’ün yolcularına sunduğu modernite ve güvenin bir yansıması niteliğinde. Güneşin vurduğu o parlak yeşil gövde, sadece bir otobüsü değil, Doğu Anadolu’nun misafirperverliğini batının modern imkanlarıyla buluşturan bir köprüyü simgeliyor.

Bu hikayemsi yolculukta her bir otobüs, kaptanından yolcusuna kadar herkese farklı bir enerji aşılarken, Çağdaş Grup’un yatırım gücü sayesinde Öz Has Bingöl ismi bugün terminallerde en çok konuşulan markalar arasına girmeyi başardı. 2005’te küçük adımlarla başlayan bu serüven, bugün Garip Çağdaş’ın vizyoner dokunuşlarıyla, 30 adetlik gıcır gıcır Travego filosuyla ve Yasin Topaloğlu gibi kıymetli gözlemcilerin ölümsüzleştirdiği bu eşsiz karelerle zirveye oynuyor. Her bir kilometrede biraz daha büyüyen bu başarı hikayesi, rengarenk araçların yollarda süzülmesiyle her gün yeniden yazılıyor ve Türkiye’nin dört bir yanındaki yolcularına konforu en şık haliyle sunmaya devam ediyor.

> Öz Has Bingöl | 34 KND 695
> Mercedes Benz Travego 16 SHD 
> Yasin Topaloğlu | Düzce 2025


[Resim: 1767103742_vgcnK8ZOCEuvIRw.JPG]
Bul
Alıntı
Yolların tozunu yutmuş, terminallerin ışıkları altında büyümiş her otobüs sevdalısı için bu fotoğraf karesi, aslında bir ulaşım aracından çok daha fazlasını, koca bir devrin hatırasını fısıldıyor. Bir yanda 90’lı yılların o efsanevi enerjisini taşıyan, Erzincan dendiğinde zihinlerde ilk sırada beliren Öz Erzincanlılar firması; diğer yanda ise tasarımıyla yolların hâkimi sayılan, sektörün tabiriyle o meşhur "Dingilli" Travego 17 SHD. Bu iki isim yan yana geldiğinde, sıradan bir sefer değil, adeta bir gövde gösterisi başlıyor.

Öz Erzincanlılar, 90’lı yılların o altın çağında Erzincan halkı için sadece bir firma değil, gurbeti sılaya bağlayan en güvenilir dosttu. Popülaritesinin zirve yaptığı o yıllarda adı dillerden düşmez, peronun en kalabalık yerinde hep onun otobüsleri beklerdi. 2000’li yılların getirdiği yeni rekabet ortamında her ne kadar bazı büyük isimlerin gölgesinde kalmış gibi görünse de, firma asaletinden hiçbir şey kaybetmeden yoluna devam etti. Bugün hala İstanbul’dan Erzincan’a uzanan o uzun yollarda, yazın kavurucu sıcaklarında Bursa’dan ya da İzmir’den memleket hasretiyle yola çıkanları en sıcak gülümsemeyle karşılamaya devam ediyor.

Fakat bu kareyi asıl "efsane" mertebesine taşıyan unsur, Mercedes-Benz’in mühendislik harikası olan 17 SHD modelinin o benzersiz duruşu. 2005 yılında yollara ilk çıktığında sektörde adeta yer yerinden oynamıştı. 2006’dan 2011’e kadar geçen o süreçte, 14 metrelik bu dev gövdeyi yollarda süzülürken görmek her kaptanın hayali, her yolcunun ise ayrıcalığıydı. Üç dingilli yapısı ona sadece bir denge değil, aynı zamanda yolların aslanı imajını veriyordu. Ancak Türkiye’nin değişen ekonomik konjonktürü, işletme maliyetlerinin ağırlaşması ve pazarın daha kompakt modellere yönelmesiyle birlikte, bu heybetli makinelerin üretimi 2013 yılı itibarıyla ne yazık ki durduruldu.

Şimdi Yasin Topaloğlu’nun bu karesine baktığımızda, sadece bir otobüsün perondan çıkışını değil, bir devrin hala nasıl dimdik ayakta durduğunu görüyoruz. Travego 17 SHD’nin o kendine has havası, Öz Erzincanlılar’ın yarım asırlık tecrübesiyle birleşince ortaya çıkan bu manzara, bizlere teknolojinin geçiciliğini ama gerçek efsanelerin yollarda asla eskimediğini bir kez daha kanıtlıyor. Bu otobüs hala perona yanaştığında, etraftaki yeni model araçlar bile ona saygıyla yol veriyor; çünkü biliyorlar ki yolların gerçek sahibi, mazisiyle yaşayan bu devlerdir.

> Öz Erzincanlılar | 24 ABH 159
> Mercedes Benz Travego 17 SHD 
> Yasin Topaloğlu | İstanbul 2025


[Resim: 1767103953_W49JXnIOdXyq3tn.JPG]
Bul
Alıntı
Elazığ Karayollarında Bir Asalet Simgesi: Gündüzler Komisyon ve Scania 540S
Editörün gözünden seçme görsellerle sektörün tozlu arşivlerini tazelemeye, yollara imzasını atan eserleri yayınlamaya devam ediyoruz. Bu kez objektifimizin odağında, Doğu Anadolu’nun ticaret kalbi Elazığ’da yaş sebze ve meyve komisyonculuğuyla adından söz ettiren Gündüzler Komisyon’un göz bebeği yer alıyor. Ağır vasıta dünyasının zirve noktalarından biri olan bu özel Scania 540S çekici, yine bir "sebze jeti" seferi öncesinde Elazığ - Malatya karayolunun o meşhur Pincirik Mevkii’nde Ali Hıdır Bektaş’ın usta deklanşörüne yakalanıyor.

Fotoğrafa dikkatle baktığımızda, Scania’nın S serisine özgü o görkemli duruşu hemen fark ediliyor. S serisinin en büyük farkı olan tamamen düz zeminli kabin yapısı, uzun yol kaptanına sadece bir sürüş alanı değil, adeta ev konforunda bir yaşam alanı sunuyor. Kırmızının en canlı tonuyla bezenmiş bu dev, Elazığ’ın sarp yollarını ve dik rampalarını aşmak için gereken tüm teknolojiye sahip. Scania’nın ödüllü 13 litrelik motoruyla 540 beygir güç üreten bu makine, yaş sebze gibi zamanla yarışan yükleri tam vaktinde menziline ulaştırmak için tasarlandı. 2700 Nm tork kapasitesi sayesinde en ağır yüklerde bile performansından ödün vermeyen 540S, yakıt ekonomisiyle de işletmecisinin yüzünü güldürüyor.

Pincirik Mevkii’nin virajlarında süzülen bu kırmızı fırtına, sadece bir ticari araç değil; emeğin, hızın ve kalitenin yollardaki temsilcisidir. Gündüzler Komisyon’un vizyonunu yansıtan bu çekici, her bir kilometresinde Elazığ’ın bereketini ve ticaret disiplinini Türkiye’nin dört bir yanına taşıyor. Ali Hıdır Bektaş’ın bu arşive değer karesi, modern lojistiğin estetikle buluştuğu o eşsiz anı bizlere sunuyor. Elazığ’ın bu sevilen ve sayılan ekibini yollarda görenler sadece plakadan değil, o asil duruştan da hemen tanırlar; çünkü bölgede onları "Mığılı de tanırlar".

> Gündüzler Komisyon | 23 BU 023 
> Scania 540 S
> Ali Hıdır Bektaş | Elazığ 2022


[Resim: 1767104253_h8KkdnoY8O4gRL8.JPG]
Bul
Alıntı
Kuzey Marmara’nın İki Hünerli Devi: Scania R450 Serisi ve Asfaltın Ritmi
Kuzey Marmara Otoyolu’nun o uçsuz bucaksız viyadükleri, İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarasına açılan birer pencere gibidir. İşte tam bu noktada, Ali Hıdır Bektaş’ın objektifi lojistik dünyasının en estetik anlarından birini yakalıyor: Benzer isimlere sahip ancak kendi kulvarlarında devleşen Hüner ve Hünerler firmalarına ait iki Scania R450, Boğaz’ın esintisi eşliğinde yanyana süzülüyor. Biri kırmızının ateşli tonuyla yolun enerjisini temsil ederken, diğeri beyazın sadeliğiyle denizin mavisine uyum sağlıyor.

Bu kareyi teknik olarak bu kadar kıymetli kılan asıl unsur ise araçların kalbinde yatan Scania R450 mühendisliğidir. Ağır vasıta dünyasında bir dönüm noktası olarak kabul edilen bu seri, özellikle Scania’nın 2013 yılında Euro 6 normlarına geçiş sürecinde tanıttığı 13 litrelik motoruyla efsaneleşti. R450’yi rakiplerinden ayıran en büyük özellik, EGR (Egzoz Gazı Geri Döndürme) sistemine ihtiyaç duymadan, sadece SCR (Seçici Katalitik İndirgeme) teknolojisiyle bu standartları yakalamış olmasıdır. Bu teknolojik hamle, motorun daha az karmaşık yapıda kalmasını sağlarken, yakıt verimliliğinde dünya genelinde "Green Truck" (Yeşil Kamyon) gibi prestijli ödülleri defalarca kazanmasına yol açtı.

Fotoğrafta gördüğümüz bu devlerin tarihi, aslında bir verimlilik ve dayanıklılık hikayesidir. Scania R serisi, sürücü odaklı kabin tasarımıyla kaptanlara "yolların kralları" hissini verirken, işletmeciler için de en düşük işletme maliyetini vaat eder. Ali Hıdır Bektaş’ın bu kompozisyonunda, Hüner ve Hünerler’in çekicileri sadece yük taşımıyor; aynı zamanda Türkiye’nin lojistik gücünü ve modern taşımacılık vizyonunu da dünyaya sergiliyor.

Kuzey Marmara’nın yüksek hızlara ve ağır yüklere uygun modern asfaltında, R450’nin o meşhur tork gücü ve akıllı şanzıman sistemi, İstanbul’un iki yakasını birbirine bağlayan bu stratejik rotayı bir podyuma çeviriyor. Bu kare, yolların sadece bir varış noktası değil, teknoloji ve estetiğin buluştuğu bir yaşam alanı olduğunun en somut kanıtı olarak arşivlerdeki yerini alıyor.

> Hüner Lojistik | 34 BGB 042
> Scania R450
> Ali Hıdır Bektaş | İstanbul 2022


[Resim: 1767104409_LjDTnK0jIKh7899.JPG]
Bul
Alıntı
Editörün Gözünden: Burdur’un Kalbinde Bir Yol Hikayesi ve MAN Lion's Coach
Editörün gözünden seçme görsellerle yolların ruhunu kağıda dökmeye devam ettiğimiz bu serüvende, bugün rotamızı Burdur’un o asil ve sarp coğrafyasına çeviriyoruz. Sitemiz üyesi Yasin Topaloğlu’nun usta işi deklanşöründen çıkan bu karede, Pamukkale Turizm’in gökyüzüyle yarışan beyaz kuğusu MAN Lion's Coach, doğanın sessizliğini asil bir motor sesiyle selamlıyor. Arkada heybetle yükselen dağların gölgesinde süzülen bu dev, sadece bir ulaşım aracı değil; Pamukkale Turizm’in Tourismo ile birlikte paylaştığı o devasa "başrolün" en karakteristik oyuncularından biridir.

Bu yolculuk, aslında 1962 yılında Denizli’de atılan o ilk adımın, modern mühendislikle buluştuğu noktada başlıyor. Pamukkale’nin yarım asrı aşan misafirperverlik geleneği, MAN Lion's Coach’un ödüllü tasarımıyla birleştiğinde ortaya sadece bir seyahat değil, bir güven hikayesi çıkıyor. Fotoğraftaki 06 AS 517 plakalı bu teknoloji harikası, özellikle Antalya ve Finike yollarının tozunu yutarken, yolcularına dışarıdaki sert coğrafyanın aksine bulutların üzerinde bir konfor sunuyor. Aracın keskin ve modern hatları, Burdur’un güneşinin altında parıldarken, Pamukkale’nin o meşhur kırmızı logosu yolların değişmeyen tek imzasını temsil ediyor.

MAN Lion's Coach, geniş iç hacmi ve sarsıntısız sürüş yapısıyla, Pamukkale’nin "Jumbo" konseptine en çok yakışan, yolcunun huzurunu merkeze alan bir anlayışla yollarda süzülüyor. Yasin Topaloğlu’nun doğayla teknolojiyi bu denli zarif bir uyumla birleştirdiği karesi, bizlere yolların sadece birer beton yığını olmadığını, her bir kilometrenin arkasında büyük bir emek ve devasa bir tarih yattığını hatırlatıyor. Burdur’un o uçsuz bucaksız manzarasında ilerleyen bu beyaz dev, her gün binlerce hayali sevdiklerine kavuşturan, Pamukkale Turizm’in yollardaki en şık temsilcisi olmaya devam ediyor.

> Pamukkale Turizm | 06 AS 517
> Man Lions Coach 
> Yasin Topaloğlu | Burdur 2025


[Resim: 1767104584_MNwCY190FXDB896.JPG]
Bul
Alıntı
Editörün Gözünden: Yağmurun Ritmiyle Pamukkale Turizm’in Tourismo 16 RHD’si
Editörün gözünden seçme görsellerle yolların hikayesini anlatmaya devam ettiğimiz serimizde bugün, rotamızı yağmurun bereketiyle yıkanan Düzce asfaltına çeviriyoruz. Sitemiz üyesi Yasin Topaloğlu’nun usta işi deklanşöründen çıkan bu karede, Pamukkale Turizm filosunun en güvenilir kalelerinden biri olan Mercedes-Benz Tourismo 16 RHD, gri gökyüzünün altında adeta bir kuğu gibi süzülüyor. Yağmurlu bir havada, su zerreciklerinin arasından parlayan bu asil duruş, sadece modern bir otobüsü değil, yarım asrı aşan devasa bir çınarın yollardaki gölgesini temsil ediyor.

Pamukkale Turizm’in tarihçesine baktığımızda, bu başarının tesadüf olmadığını görüyoruz. 1962 yılında Denizli'de kurulan firma, kuruluşundan bu yana "insan taşımacılığı değil, misafir ağırlama" felsefesiyle hareket ederek sektörde pek çok ilke imza attı. Denizli merkezli başlayan bu serüven, zamanla Türkiye'nin batısını doğusuna, kuzeyini güneyine bağlayan dev bir ağa dönüştü. Bugün filonun en önemli parçalarından biri olan Tourismo 16 RHD, firmanın bu köklü geçmişini geleceğin teknolojisiyle buluşturuyor. 35 PK 337 plakasıyla yollarda olan bu araç, özellikle Bursa, İzmir ve Denizli hattındaki yolcularına Pamukkale’nin o meşhur misafirperverliğini ve konforunu sunmaya devam ediyor.

Fotoğraftaki Tourismo 16 RHD, Pamukkale’nin 2+1 konfor anlayışının en şık örneklerinden biridir. Yağışlı havaya rağmen yol tutuşundan ödün vermeyen aerodinamik yapısı, sürücüsüne güven, yolcusuna ise huzur veren o sessiz kabiniyle bu araçlar, firmanın kalite standartlarını en üst seviyeye taşıyor. Düzce’nin sisli ve puslu havasında, Pamukkale’nin o bembeyaz gövdesi üzerine işlenmiş kırmızı logoyu görmek, yoldaki herkes için bir güven ve varış noktası simgesidir. Yasin Topaloğlu’nun bu arşive değer çekimi, bizlere bir otobüsün sadece bir metal yığını değil, yılların tecrübesiyle yoğrulmuş bir hizmet hikayesi olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

> Pamukkale Turizm | 35 PK 337
> Mercedes Benz Tourismo 16 RHD 
> Yasin Topaloğlu | Düzce 2025


[Resim: 1767104940_WMf5fQp5xJAvyB9.JPG]
Bul
Alıntı


Foruma Git:


Bu konuyu görüntüleyen kullanıcı(lar): 5 Ziyaretçi